Dezenflasyon Süreci ve Enflasyonun Seyri
Enflasyon, yani fiyat artışlarının genel düzeyi, arz yönlü baskılarla yavaşlama göstermiştir. Tüketici fiyat endeksi, yani TÜFE yıllık artışı Ekim 2026'da yüzde 29,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oran Mayıs 2024 döneminde yüzde 75,5 seviyesindeydi.
Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ve jeopolitik gelişmeler riskleri canlı tutmaktadır. Buna rağmen talep koşullarındaki zayıflama dezenflasyonu, yani fiyat artış hızının düşmesini desteklemektedir.
Türk Lirasına Talep ve Rezerv Görünümü
Yurt içi yerleşiklerin Türk lirası tercihleri güçlü kalmaya devam etmektedir. Mevduat ve yatırım fonlarında TL payı 30 Ekim 2026 itibarıyla yüzde 62,1 olarak gerçekleşmiştir.
Brüt uluslararası rezervler Ekim 2026 sonu itibarıyla 188 milyar dolar düzeyindedir. Altın fiyatı etkisi hariç brüt rezervler ise aynı dönemde 158 milyar dolar olmuştur.
Dış Denge ve Turizm Gelirleri
Dış talepteki zayıflamaya karşın ihracat gücünü korumaktadır. Enerji ithalatı dış dengeyi baskılarken, turizm gelirleri Ocak-Eylül döneminde 48,3 milyar dolardan 51,3 milyar dolara yükselmiştir.
Aynı dönemde çıkış yapan ziyaretçi sayısı 51,3 milyon kişiye ulaşmıştır. Jeopolitik gelişmelere rağmen cari denge yatay seyrini korumaktadır.
Neye bakmalı?
Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma görülmesi durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılması beklenmektedir. Sıkı para politikasının sürdürüleceği mesajı, Türk lirasına olan talebin gücünü korumasında etkili olmaya devam edebilir.
Bu bölüm bir yorumdur; kesin bir tahmin ya da yatırım tavsiyesi değildir.